Home Germany Ulm

Ulm

written by Mert ÇELİK January 26, 2017

Almanya’daki ilk gezi noktamız Ulm şehriydi.Ulm çok fazla büyük bir şehir olmayıp Stuttgarta 1 saat ve Münih’e 2 saat mesafede olup sessiz sakin bir yerleşim yeri.Almanya da olduğu gibi sokakları tertemiz olan Ulm de her yere bisikletle gitmek mümkün.Eve yerleştikten sonra bisikletlere atlayıp bir gece turu yaptık.Çok fazla şey görmemiz mümkün değildi çünkü Almanya da sokaklarda 9 dan sonra insan bulmanız çok zor , neredeyse bütün dükkanlar kapanıyor.Ulm’ün bizi cezbeden iki önemli özelliğinden birincisi Tuna nehri kıyısında olması ve nehrin şehri ikiye bölmesi hatta şöyle bir şey de var nehrin iki tarafının da iki ayrı yaşam kuralları var.İkinci olarak da dünyanın en yüksek kilisesine sahip olması (Ulmer Münster).Kilise kulesi 768 basamaktan oluşur ve 161,53 metre yükseklikdedir.3.5 euro gibi bir fiyata kiliseye girmeniz ve kuleye tırmanmanız mümkün fakat size tavsiyem çıkmadan önce yorgun olmayın çünkü tırmanması çok uzun ve yorucu oluyor ama zirveye ulaştığınızda ki manzara paha biçilemez.Bu kilise şehrin her yerinden net bir şekilde göründüğü için merkez noktanızı kilise alarak her yere kaybolmadan ulaşabilirsiniz.Şehrin sembolü olan serçeleri her yerde görmeniz mümkün. Birçok dükkanda serçe heykelleri, kilise içinde serçe bibloları satılıyor.Kilisenin etrafında bir çok türk dönerci de görmeniz mümkün.Kilisenin yorgunluğunu buralarda oturup karnınızı doyurarak atabilirsiniz.Ulm de görmeniz gereken bir diğer yer ise Blautopf.Ulm’e 15 km mesafede olan Blautopf adeta saklı bir cennet.Almanya’nın ikinci en büyük karstik su kaynağı olan ve yüksek su basıncı nedeniyle huni şeklinde 21 metre derinliğe ulaşan Blautopf mavinin çok ilginç bir tonuna sahip. Yanı başında ki nymphe (su perisi) heykeli ise bu ilham verici bölgenin bir çok mitoloji ve hikayeye konu olduğunun göstergesi.

You may also like

Leave a Comment