Home Italy Milano

Milano

written by Mert ÇELİK January 26, 2017

Barcelona’da erkenden uyandık çünkü Milano trenimiz sabah 7 deydi.Hemen hazırlanıp tren garına gittik.Milano yolculuğumuz 4 aktarmadan oluşuyordu.Barcelona-Lyon , Lyon-Geneve , Geneve-Brig , Brig-Milano şeklinde bir güzergah izleyecektik.Yaklaşık 12 saat süren yolculuğun sonunda Milano Centrale Tren garına ulaştık.Vardığımızda saat 21:30 olduğundan doğruca hostelimize doğru yola koyulduk.Erkenden yatıp güzel bir uyku çektikten sonra sabahın ilk ışıklarıyla Milano’yu keşfetmeye koyulduk.İlk olarak tabiki Duomo Katedralinin de bulunduğu  Piazza Del Duomo meydanına geldik.Duomo gerçekten görülmesi gereken bir yapı.Gerçekten de Milano’nun sembolü olmayı hak ediyordu. Moda başkentlerinden biri olarak kabul edilmesinin bir sonucu mudur bilinmez ama hakikaten insanlar daha bi’ güzel giyiniyor.Duomo Katedrali’nin büyüsünden kurtulduktan sonra Galleria Vittoria Emanuele II’ye doğru yola koyulduk.Dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden biri olarak biliniyor burası.İçeride hem ünlü mağazalar, hem de turistik restoranlar ve kafeler bulabilirsiniz., Galleria Vittorio Emanuele II’nin Duomo Meydanı’nın tam zıttı kapısından çıkarak La Scala’ya geldik.Burası  İtalya’nın, hatta dünyanın en ünlü opera salonlarından biri. 1778 yılından beri aktif olarak kullanılıyor. Eğer burada opera izlemek niyetindeyseniz, ki bazen opera harici başka ilgi çekici etkinlikler de gerçekleşiyor, biletlerin oldukça pahalı olduğunu ve buna rağmen pek hızlı tükendiğini şimdiden söylemekte fayda var.Bu kadar gezintiden sonra karnımızın acıktığını fark ettik ve ne yesek diye düşünürken aklımıza Spontini geldi.Milano’da bulunan en eski pizzacilardan olan ve sehrin en islek caddesi olan Corso Buenos Aires’e 20 adim mesafededir.Yalnız inanılmaz bir lezzet ! Önünde metrelerce kuyruk olan fiyatları da oldukça normal olan bir mekan burası.Hayatımda yediğim en lezzetli pizzayı burada yedim diyebilirim.

You may also like

Leave a Comment