Home Spain Barcelona

Barcelona

written by Mert ÇELİK January 26, 2017

Barselona, Avrupa’da görülmesi gereken önemli yerlerden biri. Her zevke hitap edecek özellikte bir şehir. Daracık sokaklarında sokak sanatı, sokakların açıldığı geniş meydanlarda ise heykel sanatı fışkırıyor! Güzel müzeleri, eğlenceli pubları, alışveriş imkanları, futbol takımı, plajları ve kendine özgü yemekleri ile yaşayan bir şehir..

Barselona şu an İspanya sınırı içinde olsa da Barselonalılar kendilerine İspanyol değil, Katalan diyorlar. Kendi dilleri Katalanca. Katalonya bölgesi sakinleri, İspanya’ya gerek turizm gerekse futbol takımı ile en çok para kazandıran bölüm olmaktadırlar.

Barselona’ya nasıl gidilir?
Uçak ile Türk Hava Yolları haricinde Pegasus ile de direkt uçmak mümkün.Fakat biz Madrid den tren ile Barcelona’ya geldik.Barcelona Sants tren garına ulaştıktan sonra hostelimize doğru yürümeye başladık.Biz hostelimizi booking.com dan ayarladık. 4 gece kalacağımız için La Rambla çevresi çok pahalı tutuyordu biz de bu yüzden tren garına ve metroya yakın olmasını seçtik.Seçtiğimiz hostel Les Corts metro durağına yürüyerek 5 dk mesafedeydi.

Barselona’da toplu taşıma oldukça gelişmiş. Metro biletleri de pahalı değil, tek bilet aldığınızda 2.15 euro fakat biz T-10 adı verilen 10 binişlik birden fazla kişinin kullanabildiği kartlardan aldık ve Barcelona’yı kolayca gezme fırsatı bulduk.

Barselona’da Gezilecek yerler:

-Camp Nou :

Biz ilk olarak Camp Nou’ı ziyaret etmeyi tercih ettik çünkü hostelimize 10 dk yürüme mesafesindeydi.Barcelona formamı giydikten sonra arkadaşımla beraber yola koyulduk.Stadaulaştığımızda uzun bir kuyruk vardı ve bizde hiç vakit kaybetmeden bilet kuyruğuna dahilolduk.Nou Camp da olmak benim en büyük hayallerimden birisiydi ve bunu gerçekleştirmeme az kalmıştı.23 euro gibi bir ücret ödedikten sonra biletimizi almıştık ve artık stada giriş için hazırdık.İlk olarak müzelerde gezmeye başlıyorsunuz daha sonra soyunma odaları,basın toplantısı odası ve en sonunda stada giriş için futbolcuların beklediği koridordan sahaya çıkış.Tabi unutmadan Ayancıkspor’umuzun bayrağını da Camp Nou da açmak paha biçilemezdi.İnanılmaz bir duyguydu benim için.Katalanların da dediği gibi “Mes Que Un Club” , Barcelona bir kulüpden daha fazlası…

-La Rambla :

Hostelimizden ayrılıp metroya bindikten sonra Drassanes durağında inip merdivenlerden çıkıp La Rambla ya doğru giriş yaptık.Caddeye çıktığımızda çok beğenmiştik.La Rambla caddesi Barselona’nın can damarı… Bizim İstiklal Caddesi gibi, akın akın insan. Ama yaşayan bir cadde burası, üzerinde hediyelik eşya büfeleri, canlı heykeller, sokak sanatçıları var. Gezmesi günün her saati keyifli.Arkamızda taksim meydanı diye nitelendirebileceğimiz Colomb Meydanı ve önümüzde istiklal caddesi diye nitelendirebileceğimiz La Rambla.Hemen yola koyulduk ve gezimize başladık.

-Plaça de Reial :

La Rambla’nın ortalarında sol tarafta kalan Carrer de Colom adlı sokaktan içeri girdiğinizde en güzel meydanlardan birine çıkıyorsunuz: Plaça de Reial. Burayı mimari açıdan Küba’ya benzetmiş bir çok kişi.
Palmiyelerin ve fıskiyelerin süslediği kalabalık bir meydan burası. Sokak lambalarının da Gaudi tarafından tasarlanmış olduğunu bilmekte fayda var. Meydan etrafında bir çok restoran ve cafe mevcut.

-La Boqueria :

La Rambla Caddesi üzerinde atlanmaması gereken yerlerden biri resmi adıyla Mercat de Saint Josep ama bilinen popüler ismiyle “La Boqueria” denilen pazar. Pazar günleri kapalı olduğunu hatırlatalım. Burada envai çeşit meyve, sebze, deniz ürünü, et ürünleri satılıyor. İçerisi inanılmaz kalabalık. Meyve veya meyve sularınızı alıp gezmeye devam edin.

-Casa Battlo ve Casa Mila :

Casa Battlo ve Casa Mila , Passeig de Gracia isimli lüks mağazaların bulunduğu alışveriş caddesinde Gaudi’nin yaptığı evler. Birbirlerine yürüyerek 5 dakika uzaktalar.Casa Battlo’ya giriş 21 euro, Casa Mila’ya giriş ise 18 euro idi. Casa Battlo, çatısı bir balık sırtı olarak tasarlanmış, çok hoş, sıra dışı bir bina.

-Park Güell :

Barselona’da görmeden dönülmeyecekler listesinin zirvesinde. Lesseps metro durağında inip 15-20 dakika yürüdük.Yürüyen merdivenler ile parka ulaştık ve giriş için bilet almak istediğimizde bize her saat başı bilet satıldığını ve bir seansa içeriye en fazla 400 kişi alındığını söylediler bizde saatlerce beklemek zorunda kaldık.Biletler kişi başı 8 euro.İki saat parkın yeşil kısmında vakit geçirmek zorunda kalmıştık.Park Güell önceden zenginler için bir site olarak tasarlanmış fakat bu proje tutmayınca sadece Gaudi kendisi yaşamaya başlamıştır.Dünyanın en uzun bankı da burada bulunmaktadır hatta bakın motifleri kırık fayanslardan oluşmaktadır bunun nedeni de taşınmaları sırasında kırılmaları ve Gaudi’nin onları ziyan etmek istememesi ..??

-Sagra da Familia :
Burası Barselona’nın simgesi, turizm ikonu, namı değer “bitmeyen kilise”. Gaudi bu eserini yarım bırakıp hayata veda ediyor. Şu an kilisenin tadilatı bağışlar ile devam etmekte. 2026 yılında, Gaudi’nin ölümünün 100. yılında bitirilmesi planlanıyormuş.Hatta şöyle de bir rivayet vardır ki Sagra da Familia tamamlandığında kıyamet kopacakmış ..Sagra da Familia’ya yürüyebileceğiniz gibi metro ile ulaşmanız da mümkün. Sagra da Familia adlı istasyonda tam önünde iniyorsunuz.

You may also like

Leave a Comment